Engelsiz Erişim Derneği, her yıl nisan ayında yürütülen “Otizm Farkındalığı” kampanyalarının odağındaki “patoloji” temelli yaklaşımlara karşı bir bildiri yayımladı. Dernek, otistiklerin toplumsal yaşamdan dışlanmasının bir “farkındalık” sorunu değil, sistemli bir erişilebilirlik ve “sağlamcılık” (ableism) sorunu olduğunu savundu.
“Otizm bir bozukluk değil, doğal bir çeşitliliktir”
Açıklamada, otistik varoluşun tıbbi bir “arızadan” ziyade insan çeşitliliğinin bir parçası olduğu vurgulandı. Dernek, otistiklerin sosyal kabul görmek için kendilerini gizlemek zorunda kaldıkları “maskeleme” dayatmasına son verilmesi gerektiğini belirtti:
“Sorun otistik varoluşta değil; duyu dostu olmayan mekanlarda, açık iletişim kurulmamasında ve destek hizmetlerine onurlu erişimin sağlanmamasındadır. Biz, nöroçeşitliliği otistiklerin en temel onurlu yaşam hakkı olarak görüyoruz.”
Eğitim ve istihdamda “uyumlanma” değil “dönüşüm” talebi
Eğitim hakkının anayasal bir ödev olduğunun hatırlatıldığı açıklamada, otistik çocukların okullara kaydı ve devamı sırasında karşılaştıkları ayrımcılığa dikkat çekildi. Dernek, eğitim sisteminin otistikleri kendisine “uydurmaya” çalışmak yerine, her türlü duyusal ve bilişsel farklılığa uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek şu taleplerde bulundu:
- Caydırıcı Yaptırımlar: Eğitim hakkını gasbeden kişi ve kurumlara karşı yasal yaptırım uygulanması.
- Duyu Dostu Kurumlar: İş yerlerinin ışık, ses ve iletişim protokolleri açısından otistiklere uygun hale getirilmesi.
- Esnek Çalışma: Esnek çalışma modellerinin bir lütuf değil, erişilebilirlik hakkı olarak tanınması.
Sağlık sistemine “15 dakika” eleştirisi
Sağlık sistemindeki yapısal sorunlara da değinen dernek, mevcut engelli raporu sistemini eleştirdi. Raporların bireyin “neleri yapamadığına” değil, “hangi desteklerle neleri başarabileceğine” odaklanması gerektiğini belirtti. Ayrıca, psikiyatrik görüşmelerdeki 15 dakikalık kısıtlı sürenin nitelikli hizmetin önündeki en büyük sorun olduğu vurgulandı.
“Sağlamcı barikatlar yıkılana dek mücadele”
Engelsiz Erişim Derneği, nisan ayı boyunca süren etkinliklerin sadece “fark edilmek” ile sınırlı kalmaması gerektiğini, asıl hedefin tam katılım ve onurlu erişim olduğunu ifade etti. Açıklama, “Tüm yaşamı eşit, erişilebilir ve engelsiz kılıncaya dek mücadelemiz, sesimiz ve varlığımız kamusal alanın her noktasında yankılanmaya devam edecektir,” sözleriyle noktalandı.
Açıklamanın tamamını okumak için tıklayın.






Bir Cevap Yazın