Güney Kore’de engelli hakları örgütü Solidarity Against Disability Discrimination (Engelli Ayrımcılığına Karşı Dayanışma-SADD), 3 Aralık 2021’den bu yana Seul metrosunda sürdürdüğü “işe gidiş saatinde metroya biniyoruz” eylemlerini sonlandıracağını açıkladı.
SADD, 24 Ağustos’ta Seul Belediye Meclisi’ndeki Demokrat Parti grubu ve partinin Seul örgütüyle birlikte düzenlediği basın toplantısında engelli haklarının güvence altına alınmasına yönelik bir “toplumsal uzlaşı” ilan etti. Demokrat Parti grubu, engellilerin ulaşım ve çalışma haklarını güvence altına almayı amaçlayan iki düzenlemeyi Belediye Meclisi’nin önümüzdeki genel kurulunda kabul etme sözü verdi.
SADD bunun ardından yaklaşık dört yıl dokuz ay boyunca farklı aralıklarla sürdürdüğü metroya binme eylemlerini tamamen durduracağını duyurdu. Örgüt, Aralık 2021’den bu yana toplam 73 kez işe gidiş saatlerinde metro eylemi gerçekleştirdi.
Talep yalnızca ulaşım değil: Çalışma hakkı da gündemde
SADD’ın yıllardır sürdürdüğü eylemlerin merkezinde engellilerin ulaşım hakkının yanı sıra eğitim, çalışma, toplum içinde bağımsız yaşam ve bu hakların kullanılabilmesi için gerekli kamu bütçesinin oluşturulması bulunuyor.
Örgüt, son dönemde özellikle 2027 bütçesinde “engelli hakları bütçesi” ayrılmasını talep ediyordu. SADD ayrıca Seul yönetiminin 2024’te sona erdirdiği, ağır engelli kişilere yönelik hak temelli kamu istihdam programının yeniden başlatılmasını istiyor. Programın kaldırılmasıyla yaklaşık 400 engelli çalışanın işini kaybettiği belirtiliyor.

Seul Belediye Meclisi’ndeki Demokrat Parti grubunun geçirme sözü verdiği düzenlemelerden biri engellilerin ulaşımını yalnızca kolaylaştırılması gereken bir hizmet değil, güvence altına alınması gereken bir hak olarak ele alıyor.
Planlanan düzenleme kapsamında Seul’deki düşük tabanlı otobüslerin yaygınlaştırılması da hedefleniyor. 2025 sonu itibarıyla kentteki otobüslerin yüzde 79,4’ünü oluşturan düşük tabanlı araçların tüm otobüslere yayılması öngörülüyor. İkinci düzenleme ise ağır engelli kişilere yönelik hak temelli kamu istihdamının yeniden oluşturulmasını gündeme getiriyor.
“Onurla yaşayabildiğimiz bir şehir”
SADD ile Demokrat Parti temsilcilerinin ortak açıklamasında, engelli insanların yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılayabildiği değil, toplum içinde eşit ve onurlu biçimde yaşayabildiği bir kent hedefi vurgulandı.
Tarafların ortak karar metninde, “Engelliliğin engel olmadığı, insanların yalnızca hayatta kalmanın ötesinde onurla yaşayabildiği eşit bir toplum için sonuna kadar dayanışacağız” denildi.
SADD temsilcisi Lee Kyu-sik ise asıl meselenin engelli insanların haklarını talep etmek için sabah işe gidiş saatlerinde metroya çıkmak zorunda kalmadan ulaşım, çalışma ve toplum içinde yaşama haklarının güvence altına alınması olduğunu vurguladı.
73 kez metroya bindiler
SADD’ın metro eylemleri 3 Aralık 2021’de başladı. Engelli aktivistler, özellikle tekerlekli sandalye kullanıcılarının toplu taşımaya erişimde karşılaştıkları sorunları ve engelli hakları için yeterli kamu bütçesi ayrılmamasını gündeme taşımak amacıyla işe gidiş saatlerinde metroya binerek eylemler düzenledi.
Eylemler dönem dönem durduruldu ve yeniden başladı. SADD, 2026’nın başında eylemlere yaklaşık altı ay ara verdikten sonra 2 Temmuz’da yeniden metroya çıktı. Örgüt, 2027 bütçesi hazırlanırken ulaşım, çalışma ve bağımsız yaşam hakları için gerekli kaynakların güvence altına alınmasını talep etti.
24 Ağustos’ta gerçekleştirilen 73’üncü eylem ise örgütün aldığı kararın ardından son işe gidiş saati metro eylemi oldu.
Metro eylemleri bitti, hak talepleri sürüyor
Metro eylemlerinin sona ermesi SADD’ın ulaşım hakkına ilişkin eylemlerini tamamen bıraktığı anlamına gelmiyor.
Örgüt, temmuz ayından bu yana çarşamba günleri düzenlediği otobüse binme eylemlerine devam edeceğini açıkladı. SADD’ın merkezi hükümetten 2027 engelli hakları bütçesine ilişkin talepleri de sürüyor.
Seul Belediye Meclisi’ndeki Demokrat Parti grubu söz konusu iki düzenlemeyi 11 Eylül’de yapılması planlanan genel kurulda geçirme taahhüdünde bulundu. Bu nedenle 24 Ağustos’ta açıklanan karar, düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden ziyade siyasi bir taahhüdün ardından metro eylemlerinin durdurulması anlamına geliyor.





Bir Cevap Yazın