Görme engellilerin bağımsız hareketinin temel yapı taşı olan beyaz baston, 30 Ağustos 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamına alındığında, bu durum 700 bin görme engelliye büyük bir “müjde” olarak duyurulmuştu. Dönemin iktidar yetkilileri, “Engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçları ücretsiz karşılanacak” vaadinde bulunmuştu.
Ancak aradan geçen 12 yılın ardından tablo, vaat edilenin çok uzağında.
Makas açılıyor
Bugün piyasada dayanıklılığı ve kullanım rahatlığı ile bilinen, görme engellinin güvenliğini sağlayan nitelikli bastonların fiyatları 4 bin TL ile 5 bin TL aralığında değişiyor. Buna karşılık SGK’nın sağladığı destek, kararın yürürlüğe girdiği tarihte 22 lirayken, bugün sadece 117 lira 60 kuruş.

Bu rakamın yetersizliği, uluslararası örneklerle kıyaslandığında daha net ortaya çıkıyor. Almanya’da sosyal güvenlik sistemi, beyaz bastonu “tıbbi bir zorunluluk” kabul edip yaklaşık 200 Euro’luk (yaklaşık 7.500 TL) maliyetin tamamını ve kullanım eğitimini karşılarken; Türkiye’de SGK’nın vatandaşa reva gördüğü destek, Avrupa’da bir fincan kahve parasına bile denk gelmiyor.

Öğrenci bütçesiyle “erişilemeyen” güvenlik
Bu ekonomik çıkmazın, en çok etkileneni öğrenciler. Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Muhammet Balcı, mevcut bütçesiyle nitelikli bir bastona ulaşmanın imkânsız olduğunu vurguluyor:
“Bugüne kadar sıfırdan, yüksek kaliteli bir baston satın almışlığım hiç olmadı. Genelde belediyelerin sağladığı ücretsiz bastonlarla idare ediyorum. Bu destek değerli olsa da daha hafif ve dayanıklı modellerle kıyaslandığında kullanım konforu ve güvenlik hissi sınırlı kalıyor.”
Şehirler tuzaklarla dolu
Sorun sadece bastonu satın almakla bitmiyor; Türkiye’nin erişilebilirlikten uzak şehir planlaması, kalitesiz bastonların ömrünü daha da kısaltıyor. Balcı, özellikle kampüs içindeki inşaatların ve öngörülemez çevre koşullarının yarattığı riske dikkat çekiyor:
“Geçici yollar ve ani zemin değişiklikleri bastona ekstra yük bindiriyor. Kalitesiz malzeme nedeniyle kırılma ya da eğilme riski hissettiğim anlar artıyor. Çoğu kişi bastonu sadece bir eşya sanıyor; oysa o zarar gördüğünde benim hareket özgürlüğüm de doğrudan kısıtlanmış oluyor.”
Çantada taşınan “tamir kiti”
İstanbul’da yaşayan 27 yaşındaki Kadir Ahıska için ise beyaz baston, “bağımsızlığın fizikselleşmiş hali”. Ancak kalabalık şehir hayatı ve dikkatsiz yayalar, Ahıska’yı sürekli tetikte olmaya zorluyor. Bastonunun sık sık kırılması veya eğilmesi nedeniyle Ahıska, yanında sürekli yedek parça ve tamir kiti taşımak zorunda kalıyor.

Ahıska, yaşadığı bu “Orta Çağ standardını” şu çarpıcı sözlerle özetliyor:
“Dikkatsiz insanların bastonumuza basması sonucu araç ya eğiliyor ya kırılıyor. Eğer düşük segment bir baston kullanıyorsam kesin kırılıyor. Tamirciye tek başıma gidebilmem için bile o bastona ihtiyacım var. Bastonum zarar gördüğünde tamirciye gitmek için gören bir bireye muhtaç kalmamak adına, yanımda yedek parça taşıyıp sokak ortasında kendi tamirimi kendim yapıyorum.”
SGK desteğinin “yılda bir defa” ile sınırlandırılması ve verilen tutarın sembolik kalması, görme engellileri ya kalitesiz malzemeye mahkûm ediyor ya da hareket özgürlüklerini kısıtlıyor.
2003, Ankara doğumlu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim bölümü öğrencisidir. Erişilebilir bir kampüs ortamı yaratmayı hedefleyen Engelsiz Bilgi Öğrenci Kulübü’nün başkanlığını yürütmektedir.
Engelli hakları savunucusu olarak, Eğitimde Görme Engelliler Derneği ve Toplum Gönüllüleri gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif çalışmalar yürütmüştür ve yürütmeye devam etmektedir.
Ayrıca, medyada yer alan yanlış temsiliyetler (engelliler, LGBT+ bireyler, yaşlılar) üzerine araştırmalar yapmakta ve bu alanda raporlar hazırlamaktadır.






Bir Cevap Yazın