NATO’ya bütçe var, erişilebilirliğe bütçe yok

Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi öncesi heyetlerin geçeceği güzergâhlarda yollar ve çevre düzenlenirken, engellilerin yıllardır dile getirdiği erişilebilirlik talepleri yeniden gündeme geldi. Sakat Cenah’a konuşan engelli yurttaşlar ve hak savunucuları, “Demek ki istenince yapılabiliyormuş” diyerek erişilebilirliğin ertelenmesine tepki gösterdi.

Fotoğrafta Ankara’da yapılacak bir NATO zirvesiyle ilgili hazırlanmış uzun bir dış mekân panosu görülüyor. Sol tarafta büyük mavi bir duvar ya da reklam panosu var. Panonun üzerinde NATO’nun pusula yıldızı amblemi bulunuyor. Hemen yanında “NATO” ve “OTAN” yazıları yer alıyor. Daha sağda “ANKARA SUMMIT / SOMMET” ve tarih olarak “7-8 VII 2026” yazısı seçiliyor. Panonun devamında Türkçe olarak büyük harflerle “DAYANIŞMA” ve “ORTAK GÜVENLİK” ifadeleri görülüyor; yazının bir kısmı perspektif ve bulanıklık nedeniyle tam okunmuyor. Sağ tarafta geniş bir cadde var. Yolda bir belediye otobüsü ve birkaç otomobil ilerliyor. Kaldırım, pano boyunca uzanıyor. Arka planda ağaçlar, elektrik direkleri ve tepede yerleşim alanları görünüyor. Hava açık ve güneşli. Fotoğraf, panoya yakın açıdan çekildiği için sol taraf net ve büyük, yol tarafı ise daha uzakta ve hafif bulanık görünüyor.

Ankara, 7-8 Temmuz’da yapılacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne hazırlanıyor. Zirve öncesi başkentte güvenlik ve trafik tedbirleri artırılırken, özellikle Beştepe, Söğütözü, Millet Kütüphanesi ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresindeki güzergâhlarda düzenlemeler yapılıyor.

Ancak bu hazırlıklar, yıllardır “bütçe yok”, “imkân yok” ya da “sonra yapılacak” denilerek ertelenen erişilebilirlik taleplerini de yeniden görünür kıldı. Kaldırımların, yolların, hissedilebilir yüzeylerin, mazgalların, çöp kovalarının ve kent mobilyalarının engelliler için güvenli ve erişilebilir hâle getirilmesi talepleri uzun süredir karşılanmazken, iki günlük bir uluslararası zirve için kentin belirli bölgelerinde kısa sürede düzenleme yapılabilmesi hak savunucularına göre çarpıcı bir çelişki yaratıyor.

Sakat Cenah’a konuşan engelli hakları alanında çalışanlar ve Ankara’da yaşayan görme engelli yurttaşlar, yapılan düzenlemelerin hem “öncelik” meselesini hem de erişilebilirliğin hâlâ temel bir hak olarak görülmediğini ortaya koyduğunu söyledi.

“İtibardan tasarruf olmuyorsa insan haklarından da tasarruf olmaz”

Ankara’da yaşayan gazeteci ve tekerlekli sandalye kullanıcısı Elif Gamze Bozo, yıllardır erişilebilirlik taleplerinin çeşitli gerekçelerle ertelendiğini hatırlatarak NATO Zirvesi hazırlıklarının “istenince yapılabildiğini” gösterdiğini söyledi.

Elif Gamze Bozo, tekerlekli sandalyede oturuyor, elinde bir fotoğraf makinesi var. Vizörden bakarak fotoğraf çekiyor.

Bozo, “Hep söyleniyor ya, ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diye. Eğer itibardan tasarruf olmuyorsa, insan haklarından da tasarruf olmaması gerekiyor” dedi.

Erişilebilirliğin bir lütuf değil, temel bir hak olduğunu vurgulayan Bozo, engelli hakları alanında çalışan gönüllülerin, sivil toplum örgütlerinin, avukatların ve hukukçuların yıllardır bu konuyu gündemde tuttuğunu belirtti:

“Erişilebilirlik bir haktır; temel bir insan hakkıdır. Ama biz, engelli haklarını savunanlar olarak, her yerel seçim döneminde bu hakkın ertelenmesi nedeniyle mağdur ediliyoruz.”

Bozo’ya göre Ankara’da zirve öncesi yapılan çalışmalar, karar vericilerin erişilebilirlik konusundaki “bütçe yok” gerekçesini de boşa düşürüyor:

“Benim bu NATO Zirvesi’nden çıkardığım sonuç şu: Demek ki istenince yapılabiliyor. Ama bu durum, bir taraftan da kendi ülkesinin insanlarını ne kadar mağdur ettiğini gösteriyor.”

“Su mazgalları, kapaklar ve dar kaldırımlar bizim için tuzak”

Kentlerdeki erişilebilirlik sorunlarının yalnızca rampa ya da kaldırım meselesinden ibaret olmadığını söyleyen Bozo, gündelik hayatta engelliler için tehlike oluşturan birçok unsur bulunduğunu belirtti.

“Elimizdeki en basit örneklerden biri su mazgalları. Su mazgalları, elektrik kapakları, telekom kapakları bizim için ciddi birer tuzak. Bunlar kaldırımlarda ve yollarda düz ve güvenli şekilde düzenlenebilir. Ben yıllardır bunu söylüyorum ama şimdi NATO işçin mazgallar düzeltildi” dedi.

Ankara düzeltilen mazgallar.

Kaldırımların darlığına, esnafın kaldırım üzerine koyduğu eşyalara ve çöp kovalarına da dikkat çeken Bozo, Kızılay’daki çöp kovalarının dahi geçişi zorlaştırdığını anlattı:

“Kaldırım kenarlarına konulan eşyalar, esnafın dışarıya bıraktığı ürünler, çöp kovaları erişilebilirliği engelliyor. Mesela Kızılay’da ağaç kenarlarına çöp kovaları konulmuştu. Bizim için çok büyük bir sıkıntıydı. Gelip geçerken kaldırımı daraltıyordu.”

Bozo, Ankara’da kısa sürede yapılan hazırlıkların, erişilebilirlik için yıllardır bekletilen düzenlemelerin de yapılabileceğini gösterdiğini söyledi:

“Gerçekten erişilebilirlik konusu Türkiye’de çok kötü durumda. Ama demek ki istenince, istikrar sağlanınca, bir günde hatta bir saatte bile çözülebiliyormuş. On gün içerisinde bu kadar kapsamlı bir çalışma yapılabiliyorsa, yerel seçimlerden önce de yapılabilirdi, sonrasında da yapılabilirdi.”

“Engelli olmayanlar şaşırdı, biz alıştık”

Ankara’da yaşayan bir görme engelli yurttaş ise NATO Zirvesi için yapılan düzenlemelerin engellilerin gündelik hayatta sürekli karşılaştığı eşitsizliği görünür kıldığını söyledi.

“Engelli olmayan birçok insan bu duruma şaşırdı. Hatta sosyal medyada ‘Biz böcek miyiz de bizim için yapılmıyor?’ diyenler oldu. Ama biz alıştık. Çünkü erişilebilirlik ve engellilerin talepleri zaten en son dile getiriliyor” dedi.

Erişilebilirlik için bütçe ayrılmasının her zaman ertelendiğini belirten yurttaş, “Bir şey yapılacaksa ya da bir şeye bütçe ayrılacaksa yine en son engelliler için ayrılıyor. Eğer NATO olmasaydı, başka bir şey olsaydı da değişen bir şey olmayacaktı. Yine engelliler için yapılmayacaktı ama başka her şey için yapılacaktı” ifadelerini kullandı.

Yapılan mevcut düzenlemelerin engelliler açısından her zaman kolaylaştırıcı olmadığını da vurgulayan yurttaş, özellikle görme engelliler için güzergâh değişikliklerinin ciddi sorunlara yol açabildiğini söyledi:

“Bizim yolları bulmak için bir zihin haritamız var. Yollar kapatıldığında ya da çeşitli düzenlemeler yapıldığında bu zihin haritası devre dışı kalabiliyor. Bu da zorluk yaşamamıza neden oluyor. Düzenleme evet yapılıyor ama bu düzenlemenin kimin için yapıldığı önemli. Engellilerin taleplerinin ne kadar öncelendiği tartışılır”

“Sesli anons sistemi yok çünkü konuklar otobüse binmeyecek”

Aynı yurttaş, Ankara’da yollar ve çevre düzenlenirken toplu taşımadaki temel erişilebilirlik sorunlarının hâlâ sürdüğünü belirterek şu örneği verdi:

“Şehrin görünümü neredeyse tamamen yenilendi. Ama Ankara’da sesli anonslar hâlâ çalışmıyor. Çünkü gelecek konuklar otobüse binmeyeceği için orada bir yenileme yapma gereği duyulmuyor.”

Beştepe’de bariyer deneyimi: “Sarı çizgide yürüyemediğim için dar alanda yürümek zorunda kaldım”

Beştepe’de yaşayan bir başka görme engelli yurttaş ise zirve öncesi alınan tedbirler nedeniyle bizzat erişim sorunu yaşadığını anlattı.

Geçen hafta otobüsle evine dönerken Orman Bakanlığı ve Millet Kütüphanesi civarında indiğini söyleyen yurttaş, bölgede demir bariyerlerle karşılaştığını belirtti:

“İlk başta ne olduğunu anlayamamıştım. Sonrasında sarı çizginin üzerinde bariyerler olduğunu fark ettim. Demir bariyerlerle çevriliydi. Bariyerin sağında duvar, solunda da kaldırımın kenarı vardı. Ben sarı çizgide yürüyemediğim için dar bir alanda yürümek zorunda kaldım.”

Bu durumun hem hareketini kısıtladığını hem de yön bulmasını zorlaştırdığını söyleyen yurttaş, “Bu da erişilebilirlik açısından hem yürümemi kısıtladı hem de ‘Acaba yolu kaçırdım mı?’ diye düşünmeme neden oldu” dedi.

Sakat Cenah'a konuşan görme engelli yurttaşın sarı çizgilere konulan bariyerler nedeniyle yolunu kaybettiği anlar.

“Sarı çizginin üzerine bariyer konulması hak kaybıdır”

Aynı yurttaş, NATO Zirvesi kapsamında engellilerin düşünülmediğini belirterek hissedilebilir yüzeylerin üzerine bariyer konulmasını hak kaybı olarak değerlendirdi:

“Sarı çizginin üzerine bariyerlerin konulmasının bir hak kaybına neden olduğunu düşünüyorum. Görme engellilerin düşünülmediği zaten ortada. Bu durum bedensel engelliler için de sıkıntı teşkil edecektir.”

Kaldırımların daralmasının tekerlekli sandalye kullanıcıları açısından da tehlikeli olabileceğini söyleyen yurttaş, “Kaldırım daralıyor. Tekerlekli sandalye kullanan yurttaşlarımız yoldan gitmek zorunda kalabilir ve zorlanabilir. Arabaların gelmesi nedeniyle de bir tehlike söz konusu. Ama bunu düşünen hiç kimse yok maalesef” ifadelerini kullandı.

Ortak talep: Erişilebilirlik ertelenmesin

Sakat Cenah’a konuşan üç isim de Ankara’da NATO Zirvesi için yapılan hazırlıkların, erişilebilirlik söz konusu olduğunda yıllardır öne sürülen “bütçe yok” ve “imkân yok” gerekçelerini tartışmalı hâle getirdiğini vurguladı.

Engellilerin talebi ise aynı: Kaldırımlar, yollar, hissedilebilir yüzeyler, toplu taşıma sistemleri ve kamusal alanlar yalnızca uluslararası zirveler ya da özel organizasyonlar için değil, kentte yaşayan herkes için güvenli ve erişilebilir hâle getirilsin.

Sakat Cenah’ı birlikte büyütelim Sakat Cenah, engelli haklarını yardım değil eşitlik meselesi olarak anlatan bağımsız bir yayın. Desteğinle bu sözü birlikte büyütelim.

Bir yanıt yazın

Sakat Cenah sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin