Engelli kişilerin birçok sosyal ve kamusal haktan yararlanabilmesi için fiilen gerekli görülen Engelli Kimlik Kartı’nın basımında yaşanan aksama, hak sahiplerinin gündelik yaşamını doğrudan etkiliyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın açıklamalarına göre Engelli Kimlik Kartı, yüzde 40 ve üzeri engelli sağlık kurulu raporu bulunan kişiler için düzenleniyor. Kart, belediye ve özel halk otobüsleri, deniz ulaşımı, TCDD trenleri, hava yolu indirimleri, müze ve ören yerleri ile bazı iletişim hizmetlerinde çeşitli hak ve indirimlerden yararlanmayı kolaylaştırıyor.
Ancak yeni başvuru yapan ya da kartını yenilemek isteyen bazı engelli kişiler, kart basım malzemesi bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerinin sonuçlandırılmadığını belirtiyor. BirGün’den Meral Danyıldız’ın haberinde de, başvuru sahiplerine “stokların tükendiği” ve “kart basım malzemelerinin henüz temin edilemediği” yönünde yanıtlar verildiği aktarıldı.
“Kart yok, bir ay sonra tekrar arayın”
Sakat Cenah’a konuşan görme engelli bir müzik öğretmeni, kartını yenilemek için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı birimlerine başvurduğunu ancak net bir çözüm alamadığını söyledi.
Müzik öğretmeni, süreci şöyle anlattı:
“Öncelikle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın İl Müdürlüğü’nü aradım, kart başvurusunu nereden yapabileceğimi sordum. Kendi ilçenizdeki müdürlüğü arayın dediler. Aradığımda ise aldığım yanıt, ‘Kart yok, bir ay sonra tekrar arayıp sorun’ oldu.”
Hak sahiplerinin kartlarını yenilemek istemesinin arkasında ise sahada yaşanan fiili engellemeler var. Eski kartların bazı hizmet sağlayıcılar tarafından kabul edilmemesi, engelli kişileri hak sahibi oldukları hizmetler için ücret ödemek zorunda bırakabiliyor.
Eski kart kabul edilmedi, 550 TL ödemek zorunda kaldı
Görme engelli müzik öğretmeni, şehirlerarası yolculuk sırasında yaşadığını şöyle aktardı:
“Beş günlüğüne arkadaşlarımla Aydın’a gitmiştim. Dönüşte İzmir’e geçip oradan uçakla Ankara’ya dönecektim. Aydın Kuşadası Otogarı’nda HAVAŞ’a bindim. Hak sahibi olmama rağmen ‘Kartınız eski, bunu kabul edemeyiz’ dediler ve 550 TL ücret ödemek zorunda kaldım. Sırf bu mağduriyetleri tekrar yaşamamak için kartımı yenilemek istedim ama bu kez de karşıma basım engeli çıktı.”
Kart basımındaki aksama, yalnızca ulaşım hakkıyla sınırlı değil. Fiziki kartın talep edildiği durumlarda şehir içi ulaşım, TCDD tren biletleri, su faturası indirimleri, telefon abonelikleri ve çeşitli kamusal hizmetlerde sorun yaşanabiliyor.
Müzik öğretmeni, “Su faturasını indirimli ödemek istediğimizde sorun çıkabiliyor. Şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda ücretsiz ya da indirimli haklardan yararlanmamız zorlaşıyor. Telefon faturasından ulaşıma kadar her alanda bu mağduriyet karşımıza çıkıyor” dedi.
Dijital kart çözüm oluyor mu?
Bakanlık, Engelli Kimlik Kartı başvurularının e-Devlet üzerinden de yapılabildiğini duyuruyor. e-Devlet’te ayrıca “Engelli Kimlik Belgesi Sorgulama” hizmeti üzerinden barkodlu belge oluşturulabiliyor.
Ancak sahadaki sorun, dijital belgenin her kurum ve hizmet sağlayıcı tarafından aynı şekilde kabul edilmemesi. Engelli kişiler, dijital kart veya barkodlu belgeye yönlendirilseler bile bazı ulaşım, fatura ve abonelik işlemlerinde fiziki kart istenebildiğini belirtiyor.
Bu nedenle dijital kartın tek başına çözüm olarak sunulması, erişilebilirlik ve resmi geçerlilik sorunları giderilmedikçe hak kaybını ortadan kaldırmıyor.
“Tedarik sorunu hak kaybının gerekçesi olamaz”
Görme engelli müzik öğretmeni, kart basımındaki idari aksamanın engelli kişilerin haklara erişimini engellememesi gerektiğini vurguladı.
“Bakanlığın tedarik süreçlerindeki aksaklıkları mazeret olarak sunmaması gerekiyor. Bu kart bizim için sadece bir belge değil; günlük hayatta haklarımıza erişebilmemizin anahtarı. Fiziki kart basılamıyorsa, dijital kartın her yerde geçerli olması sağlanmalı ve kurumlar açık biçimde bilgilendirilmeli.”
Engelli Kimlik Kartı basımındaki aksama, bir kez daha erişilebilirliğin yalnızca rampa, asansör ya da web sitesi meselesi olmadığını gösteriyor. Haklara erişim için gerekli belgelerin üretilememesi, kabul edilmemesi veya dijital alternatiflerin sahada tanınmaması da doğrudan erişilebilirlik sorunu yaratıyor.
2003, Ankara doğumlu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim bölümü öğrencisidir. Erişilebilir bir kampüs ortamı yaratmayı hedefleyen Engelsiz Bilgi Öğrenci Kulübü’nün başkanlığını yürütmektedir.
Engelli hakları savunucusu olarak, Eğitimde Görme Engelliler Derneği ve Toplum Gönüllüleri gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif çalışmalar yürütmüştür ve yürütmeye devam etmektedir.
Ayrıca, medyada yer alan yanlış temsiliyetler (engelliler, LGBT+ bireyler, yaşlılar) üzerine araştırmalar yapmakta ve bu alanda raporlar hazırlamaktadır.




Bir Cevap Yazın